21 Mayıs 2013 Salı

Bakan Davutoğlu’nun Bosna-Hersek yaklaşımı - EMINE ŞEÇEROVIÇ - 09 Şubat 2013


Görüşme sonrasında basın toplantısının yapılacağı odada Bosna-Hersek'in resmî bayrağı olmadığı için, Bakan Davutoğlu Bosna bayrağının da konulmasını istemişti. Bosna-Hersek bayrağı odada yerini alınca basın toplantısı da o zaman yapılmıştı. Burada belki asıl üzücü olan Bosna-Hersek'in bu resmidir. Kendi sınırları içerisinde bulunan bir şehirde kendi resmî bayrağı yoktur, Sırp Cumhuriyeti'nin bayrağı vardır. Ülke Dayton anlaşmasıyla Bosna-Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti ve kantonlara bölününce durum da böyle oldu, farklı bayraklar, farklı milli bayramlar, marşlar vd.

Ama o gün Bakan Davutoğlu'nun ısrarlı isteğiyle Bosna-Hersek bayrağı hak ettiği yerini almıştı. Bunun ne kadar önemli bir nokta olduğunu, Sırp kanallarının bu duruma haberlerde nasıl yer verdikleri de göstermektedir: ‘Davutoğlu Sırp bayrağını indirmeye çalıştı…', ‘Sırp bayrağına karşı çıktı ve onu oradan kaldırmak istedi. Zaten kendisi Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden inşa etmekten bahsetmedi mi? İşte böylece, sevgili seyirciler, Sırp sesini kesmek istediler. Sırp bayrağını yok etmek istediler.'

Oysa Sırp bayrağına karşı herhangi bir itiraz olmamıştı, sadece ve sadece Bosna-Hersek bayrağının da bulunması talep edilmişti. Türkiye'nin Bosna-Hersek büyükelçiliği de bu haberlere karşın gazetelere yazılı açıklama yapmıştı. İnanın bu bayrak meselesi bu kadar önemli olmasaydı, Sırplar da bu olaydan bu kadar rahatsız olmazlardı. Bakan Davutoğlu ile Bosna-Hersek'te bağlı olduğum Oslobodjenje Gazetesi için 2011 yılında yaptığım röportajda yaşanan bu bayrak olayını sormuştum.

“Önceki Bosna-Hersek ziyaretimde Banya Luka'ya (Bosna'da Sırpların yoğun yaşadığı şehir) gittim. Banya Luka'ya giderken Türkiye'nin hiç taraflılığı ve önyargısı olmadığını göstermek istedik. Banya Luka, Bosna'nın bir parçasıdır. Dünyanın her yerinde konuk ve misafirin bayrağı konulur. Daha önceden diğer ülkelerin bakanlarının ziyaretleri sırasında Bosna-Hersek bayrağının olmadığını biliyorum. Belki de bazı insanlar provokasyon istiyor. Fakat Bosna-Hersek uluslararası alanda tanınmış bir ülkedir, bu nedenle de bayrağının salonda olması gerekiyordu.”

Bakan Davutoğlu çok bir şey istememişti, olması gerekeni istemişti sadece. Ama maalesef görüyoruz ki Bakan'ın bu davranışı Bosna'yı ziyaret eden diğer Türk siyasetçilerine örnek olamamış. Son dönemde Bosna-Hersek'te, Sırp Cumhuriyeti şehri olan Banya Luka'da, Türk yetkililer Sırp liderlerle yaptıkları görüşmelerde bayrağa karşı aynı hassasiyeti göstermemektedirler. Bunu Bosna-Hersek sisteminin karışıklığına ayak uyduramamak olarak da değerlendirebiliriz belki fakat böyle önemli konularda bu tür eksiklikler yapılmamalı diye düşünüyorum. Çünkü bu bir taraftan Bosna-Hersek'e, diğer taraftan da Türkiye'nin imajına zarar vermektedir. Türkiye, ki 2011'de onu gördük, Bosna-Hersek bayrağını gerektiği yerde isteyebilecek güçte ve prestijde bir ülkedir.

Mesela, Türkiye'nin Banya Luka'da da yatırım yapmasına şahsen hiç karşı çıkmam, tam tersi, sevinirim, çünkü orada da varlığını göstermeli. Ama Banya Luka'nın, Sırp Cumhuriyeti'nden önce, her ne kadar Kiril alfabesiyle “Hoş geldiniz'' yazsa da, Bosna-Hersek'in bir şehri olduğu da kesinlikle unutulmamalı. Hatta ve hatta unutanlara da hatırlatılmalı. Bakan Davutoğlu böyle bir olay yaşamasaydı diğer Türk yetkililerden de belki böyle bir şeyi bekleyemezdik yahut bekleme hakkımız olmazdı. Ama Türkiye'nin dış politikasından sorumlu kişi Banya Luka ziyaretinde Bosna-Hersek bayrağının konulmasını istiyorsa, o zaman bu tüm Türk siyasetçilerinin izlemesi gereken bir yol olmalıdır. Ama maalesef, bu yol izlenmiyor ve bunu bir kez değil, birkaç kez görebildik. Bir öyle bir böyle yapmak Türkiye imajını da sarsar, Bosna-Hersek'te zaten var olan karışık yapıya da zarar verir.

Son olarak Türkiye enerji sektörü temsilcilerinin yaptıkları Bosna-Hersek ziyareti sırasında, Sırp Cumhuriyeti'nde de temaslarda bulundular. Yaptıkları görüşmeler sonrasında gerçekleşen basın toplantısında Bosna-Hersek bayrağının olmadığını gördük. Bu konuda yanılan taraf olmak isterdim, haksız çıkmayı çok isterdim, fakat yayınlanan fotoğrafta basın toplantısı sırasında, iki tarafta da sadece Sırp Cumhuriyeti'nin bayrağı görünmektedir, ne Bosna-Hersek ne de Türkiye bayrağı var. Maalesef bu örnekleri artırabilirim. Türkiye temsilcilerinin bunu bilerek yaptıklarını sanmıyorum, daha çok dikkatsizlik olduğunu tahmin ediyorum. Fakat, Türkiye dış politikası öyle bir konuma geldi ki, özellikle Balkanlar konusunda, bu gibi eksikliklerin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Diyebilirsiniz ki Bosna-Hersek neden kendi bayrağına sahip çıkmıyor ve onu hak ettiği yere getirmiyor? Diyenler haklı da olur ama maalesef Bosna-Hersek ne bu şekilde bölünmeyi tercih etti, ne de kendi resmî bayrağının dışında bir bayrağın topraklarında dalgalanmasını istedi. Ama dilerim ki, bundan sonra Türk siyasetçiler Bosna-Hersek ziyaretlerinde, Bakan Davutoğlu'nun çizdiği yolu izlerler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder