26 Mayıs 2013 Pazar

Dolaşalım limanları, sıra sıra vay… - Tamer KORKMAZ - 21 Mayıs 2013



Ulusalcı görüntü veren Sözcü gazetesi, Ankara'ya karşı Tel Aviv'in yanında yer alıyor. Esad'ın kalmasını Erdoğan'ın gitmesini isteyen odakların sözcülüğünü dahası tetikçiliğini yapıyor. Reyhanlı Saldırısı'nın ardındaki iç ve dış merkezleri saklamaya çalışıyor!

Ankara'daki son İsrail Büyükelçisi'nin Türkiye'yi terk etmeden önce gizlice ziyaret ettiği gazete, Burak Akbay'ın sahibi olduğu Sözcü idi. (10 Kasım 2010)

O görüşmede Ertuğrul Akbay da vardı. Burak Akbay'ın babasıdır. Gayet tabii, Sözcü'nün de babasıdır!

*

Bir süre önce, Arena Stadı'nın locasında hararetli bir muhabbete dalanlar arasında Ertuğrul Akbay, Mustafa Sarıgül ve Rahmi Koç'un bulunduğundan sizlere söz etmiştim.

Ertuğrul Akbay, Derin Galatasaray İnan Kıraç tarafından ilginç bir operasyonla G.S. Kulübü'nün başına getirilmiş olan Ünal Aysal'la da kankadır.

Medyamızın Jean Reno'su Fatih Altaylı, Ünal Aysal hakkında 22 Mart 2006'da bakın ne yazmıştı:

'Ünal Aysal, GS'yi kurtaracak adam olarak kendini gösteriyor. Gelin size bir de ben bu 'Kurtarıcı Ünal Aysal'ı anlatayım. Aysal'ı GS Kulübü'ne sokan benim. Kendisi bana M.Ali Birand tarafından getirildi. 'Belçika'da yaşayan bir GS'li Galatasaray Adası'nı kiralamak istiyor' diye takdim edildi. Ben de kendisiyle görüştüm. Yönetimle tanıştırdım.

Sonra devletin üst kademelerinden birisi beni uyardı. 'Ünal Aysal sizin GS anlayışınıza uymaz. Siz GS'yi temiz tuttunuz, Ünal Bey size yakışmaz' dedi ve bir rapor gönderdi.

Burada, Ünal Aysal'ın devlete süper pahalı bir fiyatla enerji sattığı belgeleniyordu. Durumu Aysal'a sordum. 'Evet ama istiyorlarsa santrali devlete satarım' dedi. Ancak santral için belirlediği fiyat da normalin kat be kat üzerindeydi…

Bunun üzerine GS'li dostlarımı Ünal Aysal konusunda uyarmaya başladım. Ancak o bir kere GS'ye elini sokmuştu.'

*

Adnan Polat'a 'Kafanı kopartırız' diye meydan okuyan, çok geçmeden de bir 'saray darbesiyle' kopartan İnan Kıraç, onun yerine işaret ettiği Ünal Aysal'ı 14 Mayıs 2011'de rekor oyla GS Kulüp Başkanlığı'na seçtirten isimdir.

2011'in ilk ayında Arena Stadı'nın açılışında Başbakan Erdoğan'ın yuhalattırılmasıyla başlayan olaylar zincirinde, İnan Kıraç o tarihten itibaren arzuladığı siyasal sonuçları elde edememiş olsa da 3 Temmuz 2011'den itibaren 'sportif' ve de buna paralel 'ekonomik' amaçlarına ulaşmıştır!

12 Haziran 2011 genel seçimi öncesinde 'Seçimden CHP birinci parti çıkacak!' kehanetinde bulunan İnan Kıraç'ın AK Parti'nin sandıktan çıkan ezici seçim galibiyetiyle dağıldığını tahmin etmek zor değildi…

Kıraç'ın, çöpe giden seçim kehanetini Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek'e yaptığını hatırlıyoruz. Kıraç, Cumhuriyet Vakfı'nın Yönetim Kurulu üyeleri arasındadır.

Cumhuriyet gazetesinin yönetiminde en tepede bulunan Cumhuriyet Vakfı'dır. Vakfın yönetimi, Cumhuriyet'in yayın politikasını ve gazete yönetimini tayin eder.

*

Ergenekon Davası'nın firari sanığı Bedrettin Dalan'ın başını çektiği Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti'nde kurucu üye olmuş çarpıcı bir isim var: İnan Kıraç!

T.C. Merkez Bankası'nın eski başkanlarından Yavuz Canevi, 500. Yıl Başkanı Jak Kamhi, 12 Eylül Darbesi'nin Başbakanı Bülent Ulusu ve 28 Şubat Medyası'nın lokomotifi Aydın Doğan Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti'nde yer almışlardır.

Yavuz Canevi, 28 Şubat sürecinden itibaren TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı Sekreteri'dir.

O malum süreçte Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'e 'brifing veren' Bedrettin Dalan'dır.

12 Kasım 2004'te Yeditepe Üniversitesi'nin rektörlük binasında kalabalık bir izleyici gurubuna 'Diploma Sonrası Arayışlar' konferansı veren ve aynı gün 'sarmaş dolaş' vaziyette Bedrettin Dalan'dan plaket alan 'Mason' işadamı kimdir?

El Cevap: Derin Yaşlı Kurt İshak Alaton!

*

Galatasaray Üniversitesi kurulurken iki isim herkesten daha fazla öndedir: Vehbi Koç'un damadı İnan Kıraç ve eski diplomat-milletvekili-bakan Coşkun Kırca!

Gizli Devlet'in (Üst Yapı) üyeleri arasında yer almış olan Bedrettin Dalan, Coşkun Kırca ile (1927-2005) acaba nereden 'takım' arkadaşıdır?

Size bir ipucu vereyim:

Coşkun Kırca'nın 'derindeki rütbesinin askerlerden de yukarıda olduğundan' daha önce bahsetmiştim!

17 Ekim 2009'da New York'ta Carnegie ödülünü…

'CFR'ın Onursal Başkanı' David Rockefeller'in elinden alırken, Rahmi Koç'un gözleri yaşarmıştı…

Mister Simit'in o günkü gözyaşları, 2006'da Ankara'nın Washington'ın elinden çıkmasıyla ilgili 'hayati' üzüntüsünün bir yansıması mıydı, acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder