20 Mayıs 2013 Pazartesi

Ecdadımın silüetini seveyim! - Ergün Babahan - 1 Kasım 2011


Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatının anlatıldığı ‘’Muhteşem Süleyman’’ dizisi için kıyameti koparanlar, tam siper olmuş durumda.

Ağızlarını bıçak açmıyor.

Üsküdar’a, Bebek’e gelince başlarını kaldırıp tarihi İstanbul’a bakamıyorlar.

Çünkü güzelim Ayasofya’nın, Sultanahmet’in, Süleymaniye’nin minareleri üzerinde arsızca yükselen gökdelenleri görüyorlar.

Yeni dönemin gökkafesi bunlar.

Yakında Sultanahmet Meydanı’na gökdelen dikilirse şaşmayın.

Devir rant devri çünkü ve bu konuda ecdadımızı bile takan yok.

Bir avuç entellektüel dışında muhafazakar kesimde fazla tepki yok.

Muhafazakarlık, olanı olduğu gibi muhafaza etmek demek basit anlatımıyla.
Fatihler’in, Yavuzlar’ın, Kanuniler’in bıraktığını olduğu gibi korumayana muhafazakar denir mi?

Neyi muhafaza ediyoruz?

Sadece Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği toprakları mı?
Oysa o tarihi silüet bize emanet.

Ecdadımızdan emanet, Bizans’tan emanet.

Patek Phillipe’in saat reklamında söylediği gibi, buranın sahibi olamazsınız, sadece gelecek kuşaklara devredebilirsiniz.

Tarihin her türlü hoyratlığına direnmiş birbirinden güzel binaların arkasına dimdik binalar dikmek tarihe saygısızlıktan başka bir anlam ifade etmemektedir.

Osmanlı’nın anısına bir dizi film üzerinden kıyamet kopararak sahip çıkamazsınız.

Osmanlı’ya bıraktıklarına sahip çıkar gerçek değerini verirsiniz.
İstanbul’un tarihi binalarını, camilerini tek tek restore eden bir zihniyetin İstanbul’un eşsiz siluetinin iğfal edilmesi karşısındaki sessizliğini anlamak mümkün değil.

Yahu bırakın Ayasofya’yı camii yapmayı, Mimar Sinan’ın muhteşem eserlerine sahip çıkın önce...

Arsız para hırsı Fatih Sultan Mehmet’i bile yendi ya sonunda siz hangi muhafazakarlıktan bahsediyorsunuz.

Özetle ecdadımızın silüetini fena sevdiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder