20 Mayıs 2013 Pazartesi

İstanbul'un siluetinde gökkafesler - Beşir Ayvazoğlu - 15 Eylül 2011


Geçen haftaki yazımda Le Corbusier'nin Şark'a Seyahat'inden ve İstanbul'la ilgili düşüncelerinden söz etmiştim. Yanında taşıdığı defterlere resim ve krokiler çizen ünlü mimar, İstanbul'un silueti hakkındaki düşüncelerini de yazmış. Mesela Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Ayasofya ve surların belirlediği silueti ana hatlarıyla gösteren bir krokisinin altında şöyle bir not vardır: "İşte sayın şehirciler, defterlerinize not ediniz: Siluetler!"

Bakmasını ve görmesini bilip de İstanbul'un tarihî siluetine hayranlığını ifade etmeyen gezgin yoktur. Edmondo de Amicis, o nefis İstanbul'unun hemen başında, bu şehrin hiç kimseyi hayal kırıklığına uğratmadığını söyledikten sonra, "âlemşümul ve son derecede büyük bir güzellik" olan İstanbul'a gelenlerin şehri görünce yaşadıkları duyguları şöyle anlatır:
"Perthusier'in dili dolaşır, Tournefort beşer dilinin aciz kaldığını söyler, Pouquville cennette olduğunu sanır, La Croix sarhoş olur, Marcellus vikontu kendinden geçer, Lamartine Tanrı'ya şükreder, Gautier gördüğü şeyin hakikat olduğundan şüphe eder ve hepsi de tasvir üstüne tasvir yaparak, pırıl pırıl bir üslûpla yazarak düşüncelerinin yanında fakir kalmayacak ifade tarzını bulabilmek için boşuna kafa yorarlar."


Bu güzelliği yok etmek için ne yapılması gerekiyorsa hepsini yapmış olmamıza rağmen, İstanbul, tarihî siluetiyle hâlâ büyüleyici bir şehir. Uçaktan bakılınca büyük bir hayal kırıklığı yaşansa da, şehre deniz yoluyla gelenler, eski seyyahların gördükleri silueti görüyor, onlar gibi hayran oluyorlar. Fakat geçenlerde bir mimar dostumun gönderdiği fotoğraflar, bu siluetin de tarihe karışmak üzere olduğunu gösteriyordu. Zeytinburnu'nda yükselmekte olan üç şeddadi gökdelen, belli bir açıdan bakıldığında, Sultanahmet Camii ve Ayasofya'nın gökyüzünde çizdiği zarif hatları delip geçiyor.

Bu vahim gelişme Radikal gazetesinin bir haberine de konu oldu. Bu habere göre, söz konusu gökdelenlerin inşaatına Zeytinburnu Belediyesi tarafından Koruma Bölge Kurulu'ndan izin alınmaksızın ruhsat verilmiş. Kültür mirasımızın titizlikle korunup gelecek nesillere aktarılması hususunda derin bir hassasiyete sahip olduğunu bildiğim Zeytinburnu Belediye Başkanı'nın bu duruma nasıl göz yumduğunu anlayabilmiş değilim. Gökdelenler yavaş yavaş yükselerek Sultanahmet'le Ayasofya arasında uç verince, Kültür ve Turizm Bakanlığı gelen şikâyetleri dikkate alarak duruma el koymuş. İstanbul 4 Numaralı Koruma Bölge Kurulu raportörleri, gökdelenlerin tarihi yarımadanın siluetini olumsuz etkilediğini tespit ederek bu yönde bir rapor hazırlamışlar. Bakanlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle Zeytinburnu Belediyesi'nden inşaatları durdurmasını istemiş istemesine, ama gökdelenler hızla yükselmeye devam ediyormuş.

Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye'de devletin güç yetiremediği, söz geçiremediği, karşılarında hukukun aciz kaldığı kişiler ve kurumlar var. Gökkafes kavgasından biliyoruz bunu.
Bu gidişle İstanbul'un yeni siluetini gökkafesler çizecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder